Neden “Hayır” diyemiyoruz?

Neden “Hayır” diyemiyoruz?
Neden “Hayır” diyemiyoruz? Handan
loading...

Çocuğunuz, bir sürü oyuncağı olmasına rağmen bir yenisini aldırmak için ısrar ediyor; yapmanız gereken pek çok iş var ama patronunuz sizden yeni işler bekliyor ya da anneniz sevmediğiniz bir yemeği yemeniz için ısrar ediyor; belki de eşiniz sizinle futbol maçı izlemek istiyor ama siz istemiyorsunuz; akşam için başka planlarınız var fakat arkadaşlarınız size misafir olmak istiyor… Söylemek istiyorsunuz ama hayır diyemiyorsunuz. Peki neden? Duymayı hoşlanmadığınız bir kelime olduğu için olabilir mi? Arkadaşınızı, kardeşinizi, eşinizi, annenizi veya çocuğunuzu kırmak veya onu üzmek istemediğinizden mi? Kaybetmekten korkuyor olabilir misiniz?
Gerçekten de bazen hayır demek çok zor olabilir hepimiz için. Sonra bir bakmışız söylenemeyen hayırlar yüzünden kâbusa dönmüş hayatımız. Evet dedikçe kendimize olan inancımızı, güvenimizi ve saygınlığımızı kaybettiğimizi fark etmişiz. Bu farkındalık hayal kırıklığı ve öfke biriktirmiş yüreğimizde. Çevremizdekilerin samimiyetsiz olduğumuzu düşünmesi de cabası. Öyleyse hayır diyebilmek lazım ama nasıl? İşte altı çizilesi bilgiler…


 
Çeşitli sebeplerle çeşitli zamanlarda hayır dememiz gerekirken diyemiyoruz. Ama bakıyorum da çocuklar çok kolay hayır diyebiliyorlar. Acaba bunun sebebi nedir?

Çocukların kaybetme korkusu yetişkinler kadar yoğun değil. Hayır derken çoğu zaman karşımızdakini inciteceğimizden, üzeceğimizden, o zaman sevilmeyeceğimizden endişe duyuyoruz ve onu kaybedebileceğimizden korkuyoruz yetişkinler olarak. Ama çocuklar bu endişeleri daha az taşıyorlar. Sevilmeyeceğini düşünmek, incitebileceğini düşünmek bunlar büyüdükçe zamanla geliştirilen şeyler. Çocuklar daha alıcı, benmerkezci oluyorlar küçükken, özellikle 0-3 yaş arasında. Almak kadar vermeyi öğrendikçe, karşılıklı alışverişe dönüştükçe ilişki o zaman çocuklarda da bu tür korkular başlıyor. Kaybetme korkusu gibi korkular geliştikçe hayır demek de giderek zorlaşıyor. Hayır demenin bedelleri olabileceği öğreniliyor. O bedelleri ödemek istemediğimiz için mi hayır diyemiyoruz? Ürkütür müyüz, korkutur muyuz, bizden uzaklaştırır mıyız endişesi yaşanmaya başlar. Hayır dersek karşımızdaki kişiyi reddetmişiz onu incitmişiz gibi gelir kişiye. Hayır dendiğinde biz kendimiz böyle hissettiğimiz için karşımızdakinin de böyle hissedeceğini var sayıyoruz. Hayır demeyi kişiliğimizin kendimizin reddedilişi gibi algıladığımızdan da biraz böyle. Bu korkular soyut düşünebilmeyle gelişebilen şeyler, çocuklar daha somut düşündükleri için daha kolay hayır diyebiliyorlar.

Kendi kişiliğimizin zarar gördüğünü düşündüğümüz zaman hayır demek durumundayız. Sınırlarımıza girildiğini, sınırlarımızın ihlal edildiğini düşündüğümüz zaman hayır demeliyiz. Çünkü sınırlarımızı çizemezsek ya da kontrol edemezsek ve sürekli ihlal ediliyorsa bir süre sonra ben olmaktan çıkıyoruz ve kontrol mekanizmamız giderek zayıflıyor, ben değil başkalarının yönettiği kişiler haline geliyoruz. Bunu fark ettiğimiz zaman hayır diyebiliriz. Her şeye hayır değil de gerektiği zaman hayır diyebilmenin bizi saygın kılacağını fark etmemiz gerekir. Hayır dedikçe insanları uzaklaştırmıyoruz tam tersi daha saygın olabiliyoruz. Haklarımızı korumak için hayır diyebilmeliyiz. Kesinlikle istemediğimizi hissettiğimiz zaman hayır diyebilmeliyiz.

Peki nasıl hayır demeliyiz? Bunun bir püf noktası var mı?

Net ve kararlı bir şekilde, kişiye değil o davranışa ve o an için hayır dediğimizi anlatmalıyız. Yani o kişiye demiyoruz, o zaman dilimi için söylüyoruz ve o davranışa yönelik olarak hayır diyoruz. “Ben bugün seninle alışverişe çıkmak istemiyorum.” İstemediğim şey alışverişe çıkmak, zamanı bugün, net ve açık. Tepkimizde kızgınlık değil sadece istemiyorum. Zamanla ve davranışla ilgili olduğunu kişiyle ilgili olmadığını karşımızdakine anlatabilmeliyiz.

Hayır demeliyiz ama diyemiyoruz o an için ne yapmalıyız? Kaçamak cevaplar mı vermeliyiz? Zaman mı kazanmalıyız?

Beden diliyle hayır demeye çalışmak da önemli. Hayır diyemediğimiz zaman beden dilini de kullanmayı deneyebiliriz. Suskunluğu kullanabiliriz. Ağzımız evet derken beden dilimiz hayır diyebilir. Bazen duruşumuz, bazen gözlerimiz, bazen ellerimizi kullanışımız, jest ve mimiklerimizle hayır demeliyiz. Örneğin kaşımızı kaldırışımız hayır der, omuzumu kaldırırız ve aslında hayır deriz.

Bizler anne babalar olarak en çok da çocuklarımıza hayır derken zorlanıyoruz gibi geliyor bana. Orda nasıl bir davranış sergilemeliyiz?

Öncelikle hayır derken iyi düşünmeliyiz. Bu hayırın evete dönüşüp dönüşmeyeceğine karar vermek lazım. Laf olsun diye hayır dememek gerekiyor. “Lunaparka gidelim mi anne?” “Hayır olmaz.” diyoruz. Çocuğun ısrarıyla, lanet olsun diyerek yapacaksak ona hayır demeyelim. Yok kesinlikle yapmayacaksak hayır diyelim ve o hayırımızda ısrarcı olalım. Bu çok önemli. Çünkü çocuklar değişen tutumlara karşı çok hassas oluyor ve tutarsızlık onları çok rahatsız ediyor; onları tutturan kişiler haline getiriyor. Başta hayır dediğimiz bir şeyi ağlayarak, tutturarak dönüştürebileceklerini öğrendikleri zaman yapmayacakları şey kalmıyor. O zaman siz de hayırı değiştirdiğiniz için çocuklar giderek dozunu arttırarak sizi yıldırabiliyorlar. Bu nedenle hayırı az sayıda kullanalım çocuklarımıza karşı ama kullandığımızda da değiştirmeme gayreti içinde olalım. Baştan hayır derken bir düşünelim. “Gerçekten hayır demeli miyim, niye hayır diyorum?” bir de çocuğa gerekçesini onun anlayacağı dilde anlatalım. “Hayır diyorum çünkü böyle…” “Bugün gidemeyiz ama şu zaman şöyle yapabiliriz” “Bugün bunu alamayız çünkü böyle böyle…” Tamamen yapmıyoruz değil, şu gün şu sebeple yapmıyoruz. Bu şekilde yaparsak bizim hayırımızda daha anlamlı olur. Çocuklarımızda hayırı daha iyi anlayabilir.

İş hayatında da çoğu zaman hayır demek de zorlanıyoruz…

İş yaşantısında olsun diğer sosyal ve özel ilişkilerde olsun gerektiği zaman “hayır” diyememek ve zamanla bu “hayır”ların sayısının artması; kişinin kendisine olan saygısının azalmasına, yaşama ve insanlara karşı ciddi öfkeler biriktirmelerine, gerginliklerin üst düzeye tırmanmasına neden olabilir ve bu gerginlikler uygun olmayan zamanlarda ve aşırı dozlarda tepkilere neden olur. Bu tepkiler o an için aşırı ve gereksiz olduğundan haksız durumda buluverir kişi kendini.

Herşeye hayır demek de yanlış öyle değil mi?

Hayırdan kaçınmayalım diyorum ama lütfen çok bolca da sarf etmeyelim. Hayır çok değerli bir kelime. Gereğinde kullanıldığında çok anlamlı ama gereğinden fazla kullanıldığında da çok tatsız, boşa giden bir kelime olduğunu düşünüyorum.

 

 

Kaynak: http://ailevecocuk.net/neden-hayir-diyemiyoruz/

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Canan Karatay'dan kurtlu elma tavsiyesi...
Canan Karatay'dan kurtlu elma tavsiyesi...
Doğduğun ayın şifresi: Hangi ayda, hangi hastalık riski var
Doğduğun ayın şifresi: Hangi ayda, hangi hastalık riski var