Çocuğunu Dudağından Öpme! Ona Aşkım Deme!

Çocuğunu Dudağından Öpme! Ona Aşkım Deme!
Çocuğunu Dudağından Öpme! Ona Aşkım Deme! Handan
loading...

Gittiği her davette çocuklarını yanından ayırmayan eski futbolcu David Beckham Tanzaya ‘ya gittiği tatilde kızı Harper’ı dudağından öptü ve sosyal medya da bunu övünerek paylaştı.

Kız çocuğuna bebek elbisesi örmesiyle gündeme gelen örnek babanın bu fotoğrafı sosyal medyada 2 milyon beğeni aldı.

Tanzaya ‘ya tatile giden baba onca psikolog, pedagog, psikolojik danışmanın ailelere verdiği cinsel eğitimin beraberinde istismar ve mahremiyet eğitimini de tek fotoğrafla özetledi.

Bu sağlıklı bir sevgi ifadesi biçimi değil!

Geçtiğimiz ay da Harper ‘ın doğum günü partisinde Victoria kızını dudağından öperken sosyal medyada bir fotoğraf paylaşmıştı. Ancak yapılan tüm eleştirilere rağmen iki ünlü de hala sessizliğini koruyor. Çocuklarda sevginin ifade biçimi bu olmamalı.


 
Çocuklar Vücuduna Aldığı Her Dokunuşu Kodluyor!

Şu kötü dünyada sizin içiniz fesatlaşmış, kendi çocuğum istediğim gibi severim demeyin!

Çocuklar henüz dokuz aylıkken vücuduna aldığı her dokunuşu kodlamaya başlıyor.

Hele ki dudaklar beyinde en çok nöron sayısına sahip bölgelerden biri olduğu için bu durum keşfedilen duygunun kalıcı olmasına da neden oluyor.

Anne ya da baba çocuğunu dudağından öpüp ona gülümsediğinde çocuk bunu ‘’iyi, keyifli’’ ya da ‘’kötü, yanlış ‘’ şeklinde şemalarla zihnine kodluyor. Anne ve babası onun her şeyi ilk olarak öğrendiği mutlak doğru, çocuk aksini asla düşünmüyor, yanlış olabileceğini aklına bile getirmiyor.

Bu durum çocuk için normalleşirse başkası yaptığında neden yanlış olsun ki?

Küçük yaşta anne –babası tarafından öpülen çocuk ‘’dudaktan öpme davranışı –keyif duygusu‘’ olarak davranış –duygu eşleştirip bilinçaltına bunu gönderir. İlerleyen zamanlarda yabancı bir kişi ile karşılaşsa bile bu davranışın yaratacağı duyguyu bilir ve ona karşı ‘’hayır diyebilme’’ olasılığı düşer. Aksine çocuğunuz sizi dudağınızdan öpmek istediğinde ona ‘’hayır’’ diyerek, hayır diyebilmeyi öğretmelisiniz. Vücudumuzda özel bölgeler olduğunu, o özel bölgeleri yalnızca özel alanlarda açabileceğimizi, izin almadan dokunamayacağımız yerler olduğunu çocuklarınıza mutlaka öğretin.

Çocuğunuzu sevme biçiminiz onun gelecekteki cinsel yaşamını etkiliyor!

Belki duyduğunuzda çok şaşıracaksınız ama çocuğunuzun bedenine yaptığınız dokunuşlar çocuğunuzun ilerde cinsel hayatını bile etkileyebiliyor. Çocuğunuzun bezini değiştirirken hunharca bacaklarını sıkarak sevmeniz, ısırmanız, hatta yalamanız çocuğunuzda ilerleyen dönemlerde cinsel dürtü bozukluğu, cinsel saplantılar vb. cinsel anomalik davranışlar olmasına neden oluyor. Cinsel hayatında bilinçaltında göndermiş olduğu o mutluluk kodlarını cinsel partnerinde arıyor. Tıpkı küçükken sizin onun bacaklarını ısırıp, sıkarken yaşadığı heyecanı arıyor. Örneğin; bacaklarının arasını açıp kocaman kafanızla küçücük çocuğa gülerek onu ısırmanız ve tekrar keyif aldığınızı belirten gülmeler, kahkahalar çocukta bu öpüşlerin –olumlu – keyif verici – istendik olduğunu şifreler ile bilinçaltına kodluyor. İletişimin dil ile bile olmadığı her şeyi ağzına alarak tanımaya çalıştığı oral dönemde çocuğu ağzından, poposundan öpmek onun erken yaşta uyarılmasına ve gelecekte onun cinsel dürtü bozuklukları yaşamasına neden olabilir.

O küçükken çok ufaktı siz oldukça iri ve güçlüydüydüz. Çocuk artık yetişkin olduğunda sizin ona uyguladığınız gücü tek kişide bulamayınca saplantılı cinsel bir hayat karşımıza çıkabiliyor. Cinsel gelişim ile ilgili birçok tedavi bu yüzden psikanalizle çözümleniyor çünkü bilinçaltı bizim için önemli bir veri kaynağı.

Ne Yapmalıyız?

Mahremiyet eğitimi her çocuk doğduğunda başlar.

Çocuğunuza özel bir alan belirleyin. Özel bölgelerini kaşımak açıp bakmak istediğinde o alana sizin kontrolünüzde gitmesine izin verin.

Odanıza izin alarak girmesi gerektiğini öğretin.

Tuvaletin kapısını kapalı tutması gerektiğini öğretin.

Çocuğun özel alanlarına dokunmayın. (Ağızdan öpülmez çünkü ordan yemek yenir. vb sözleri ritim ile oyun haline getirebilirsiniz.)

Cinsel organlarını asla oyun objesi yapmayın. Erkek anneler çocuğun altını değiştirirken sevdiklerinin yanında cinsel objeyle oynayarak gülmeyin. Çocuk her dokunuşu kodluyor.

Çocuğa ait özel bir mekan tanımlayın. Kıyafetlerini sürekli aynı yerde özel olarak değiştirin.

Ebeveynlerinden kardeşlerinden mutlaka yatağını ayırın.

Hayır demeyi öğretin. Örneğin; tanımadığın birisi gelip sana ‘’Yüzmeye gidelim mi derse hayır demelisin.’’ vb. dışardan gelebilecek tehlikelere karşı çocuğunuzu koruyun.

Sizinle her türlü sırrını paylaşabilmesi ve kafasındaki cinsel meraktan kaynaklı sorularını sorabilmesi için empatik olun. Unutmayın istismarcılar onları tehdit ediyor olabilir ya da çocuğunuzla sırdaşlık yapıyor olabilirler.

Çocuğunuza inanın. Size olayı anlatırsa ona inanmayacağınızı düşünüyor olabilir.

Çocuğunuza her daim sizin yanınızda güvende olacağına dair teminat verin ve ona inanın.

İnanın çocuklar bu konuda asla yalan söylemezler.

Keyifle kalın.

Çocuk ve Ergen Terapisti 

Psikolojik Danışman

Sümeyra Yapıcı

İnstagram: psychologicalcounselor

İletişim: sumeyra.yapci@gmail.com

https://www.instagram.com/psychologicalcounselor/?hl=tr
 
Kaynak: https://www.marifetlikadinlar.net/cocugunu-dudagindan-opme-ona-askim-deme-psikolojik-danisman-sumeyra-yapici/
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Canan Karatay'dan kurtlu elma tavsiyesi...
Canan Karatay'dan kurtlu elma tavsiyesi...
Doğduğun ayın şifresi: Hangi ayda, hangi hastalık riski var
Doğduğun ayın şifresi: Hangi ayda, hangi hastalık riski var